YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6360
KARAR NO : 2014/21981
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçiye elinde gömü altın olduğunu söyleyerek öncesinde güven oluşturmak maksadıyla az miktarda numune gerçek altın verdiği, şikayetçinin numunenin gerçek olduğunu öğrenince sanıktan altın olduğunu zannederek altın görünümlü sarı metalleri 71.500 TL ve 5.000 Dolar karşılığında satın aldığı, sanığın, bu şekilde başından beri hileli hareketlerde bulunarak katılanı kandırmak suretiyle menfaat temin ettiği ve dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin objektif koşulu olan zararın giderilmesi hususu gerçekleşmediğinden tebliğnamedeki 2 no’lu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.