YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/640
KARAR NO : 2013/7761
KARAR TARİHİ : 26.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …, …
MÜŞTEKİ SANIKLAR : …, …
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık …’ın 09.12.2009 tarihli oturumda şikayetci olmadığını belirtmesi ve katılan sıfatını kazanmamış olması nedeniyle, müşteki sanık … hakkındaki hakaret suçundan verilen beraat hükmünü ve müşteki sanık … hakkındaki mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından; müşteki sanıklar …, … ve …’in de müşteki sanık …’nın mala zarar verme suçu nedeniyle araç sahibi olmadıkları gözetilerek doğrudan duğruya zarar görmedikleri ve katılma hakları olmadığından temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Müşteki sanık … atılı hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olarak müşteki sanık …’nin mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Müşteki sanıklar …, … ve …’nin, müşteki sanık …’nın hakaret suçundan mahkemece katılmaları konusunda karar verilmemiş ise de; doğrudan zarar gördükleri için 5271 sayılı CMK.un 260.maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakları bulunduğu anlaşıldığından aynı yasanın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılmalarına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; müşteki sanık …’nın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç ile içerisinde … ve tanık … olduğu halde Samsun şehir merkezinden … istikametine seyir halendeyken liman kavşağında aynı istikamete seyir eden müşteki-sanık …’nin sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracı ile yol istediği, …’nın yol vermemesi üzerine bir süre
Sonra kendisini geçtiği ve aracıyla taciz ettiği, karayolları kavşağına geldiğinde kırmızı ışıkta her iki aracın da durduğu, …, aracında bulunan …, … ve … ile birlikte araçtan inerek …’nın aracının yanına gittikleri, …’nin , …’nın aracının sol kapı camına elindeki anahtarlıkla vurmak suretiyle kapı camını kırdığı bu suretle mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde; müşteki sanık …’nın sanıklara “şerefsizler” diyerek hakaret ettiğine dair sanıkların tek tereflı soyut iddiaları dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyele verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar …, … ve …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3- Müşteki sanık …’nın, müşteki sanık …’ye karşı işlediği mala zarar verme suçundan, katılan sanıklar …, …, … ve … işledikleri kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
…’nın araç sahibi …’nin aracına zarar verdiği ve … bu suç nedeniyle doğrudan zarar gördüğü gözetildiğinde; kendisine yönelik eylemi olmadığı gerekçesiyle …, … hakkındaki mala zarar verme suçuna yönelik temyiz istemini reddine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Müşteki sanık …’nin …’nın mala zarar verme suçundan doğrudan zarar gördüğü için mahkemece katılması konusunda karar verilmemiş ise de 5271 sayılı CMK.un 260.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşıldığından aynı yasanın 237/2 maddesi uyarınca müşteki sanık …’nin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar …, … ve … ile sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Katılan sanık …’nin …’ya ait aracın camını kırdığı ve müşteki sanıklarla birlikte Şaban’ı kasten yaraladıkları gözetildiğinde müşteki sanık … hakkında
mala zarar verme suçundan uygulama yapılırken 5237 Sayılı TCK’nın 29. maddesi kapsamında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda giderilmesi gerekken zararın maddi zarar olup, yaralama suçunda, müşteki sanıklar … ve … tarafından talep edilen veya mahkemece belirlenip ortaya konulan bir zarar miktarı da bulunmadığı, giderilecek maddi bir zarardan da söz edilemeyeceğinden, zarar giderilmediği gibi eksik ve yetersiz gerekçeyle CMK’nın 231.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar …, … ve … ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.