YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/643
KARAR NO : 2013/7647
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılan … Başkanlığına ait Atatürk … Merkezi ana giriş kapısı camına yumruk atarak kıran suça sürüklenen çocuğun eyleminin “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5351 ve 5739 sayılı Yasalarla değişik 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesi hükmüne göre “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrilemeyeceği” nazara alınmadan hükmün 7. paragrafında “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 7. paragrafında yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Yasanın 106/11. maddesinin uygulanmasına,” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.