Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6566 E. 2013/11837 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6566
KARAR NO : 2013/11837
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan-sanık … vekilinin temyiz isteminin mala zarar verme suçundan verilen düşme kararına yönelik olduğu anlaşılmakla;
1-Katılan … vekilinin sanık … yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan bir dava ve temyize konu bir hüküm bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen düşme kararının temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana olan kızgınlığı nedeniyle benzin istasyonunda gördüğü katılanın aracının camlarını demir çöp kovasıyla kırdığı iddia edilen olayda;
1-Katılanın diğer sanıkların şikayetlerinden Vazgeçmeleri durumunda şikayetinden vazgeçeceğini belirttiği, daha sonra diğer sanıkların meydana gelen olaylar nedeniyle şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri; bu durumda sanık …’nın da şikayetten vazgeçmiş sayılması gerektiği gerekçesiyle, katılanın mala zarar verme suçu yönünden şikayetten vazgeçmediği gözetilmeden yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Ceza Yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliklerinden getirtilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadırlar. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örneklerinin dosyaya konulması gerekir. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde soruşturma evrakının ayrılmasına karar verildiği takdirde, belgelerin onaylı birer örneğinin ayrılan soruşturma evrakına konulacağı belirtilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; dosya içersinde bulunan soruşturma evraklarının onaysız fotokopi olduklarının anlaşılmış olması karşısında; bu evrakların asılları ya da onaylı suretleri getirtilip dosya içersine konulmadan onaysız evraklara dayanılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.