Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6629 E. 2015/527 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6629
KARAR NO : 2015/527
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa,dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.
Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil,sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklar … ve …’in…Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı… İnşaat Limited Şirketi’nin ortakları ve yetkilileri oldukları, sanık…’ın 25.7.2006 tarihinde … Köyü 0,32.a pafta, 306 ada ve 1 parselde kayıtlı tarla vasfındaki araziyi satın aldığı, daha sonra sahte olarak tanzim edilmiş bu yere ait eski tarihli yapı kullanma izin belgesi fotokopisini de sunarak bu arazi üzerinde villa olduğunu beyan ettiği, katılan banka adına eksper işlemleri yapan sanık …’nin de satıma konu olmayan ve başka bir yerde bulunan villaya ait fotoğrafları çekerek bilirkişi raporu hazırlayıp sanki sanık.. tarafından satın alınan ve kredi kullanılacak taşınmazmış gibi bankaya verdiği, sanık..ın da diğer sanık …in kefil olması sonucu katılan bankanın … Şubesinden 62000 TL’lik kredi aldığı, daha sonra sanıkların kredi borçlarını ödememeleri üzerine katılan banka tarafından sanıklar aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2006/7288 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, bu kapsamda haciz işlemleri için taşınmazın bulunduğu yere gidildiğinde taşınmasın üzerinde villanın bulunmadığı, boş tarla vasfında bulunduğunun tespit edildiği, yine sanıklar … ile …’ün… Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı İlk .. Ticaret Limited Şirketinin ortakları ve yöneticisi oldukları, sanık …Köyü 0.32.a pafta 306 ada 1 parselde kayıtlı ve.. nolu taşınmazı ..’dan 17.11.2006 tarihinde tapudan satın aldığı, aynı parsel… nolu taşınmazı aynı gün…i’den satın aldığı ve bu taşınmazları katılan… … Şubesine ipotek verdiği ve karşılığında sanık …’ın kefil olarak imza attığı her birisi için 47.500 TL olmak üzere toplam 95.000 TL kredi kullandığı, bu taşınmazların tarla vasfında bulunduğu ve üzerlerinde yapı bulunmadığı halde eski tarihli sahte olarak düzenlenmiş fotokopi niteliğindeki okunaklı olmayan yapı kullanma belgelerini buraya aitmiş gibi gösterdikleri, katılan bankanın anlaşmalı eksperi olan sanık …’nin başka villalara ait fotoğrafları çekip bu taşınmazlara aitmiş gibi gösterip bilirkişi raporu tanzim ederek katılan bankaya verdiği, sanıkların kredi borçlarını süresinde ödeyemeyince katılan banka tarafından sanıklar hakkında ….İcra Müdürlüğünün 2007/1750 esas sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunulması üzerine durumun ortaya çıktığı, bu
şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek hileli hareketler ile haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Kredi işlemi için usulüne uygun bir şekilde sanık … ve … tarafından müracaatta bulunulduğu, sanıkların katılan bankanın denetim imkanını oradan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketlerinin bulunmadığı, kredi verilmesi için katılan bankaya teminat olarak gösterilen … Köyündeki tapulu taşınmazların tapuya uygunluğunun tapudan getirtilecek yetkili kişiler aracılığıyla denetlenebileceği ve tapuda yazılan yerin villa değil boş arsa olduğunu anlaşılabileceği ve işin gereğinin de bu olmasına rağmen bankanın denetim görevini yapmayarak onaysız fotokopi olan belgelere geçerlilik verdiği ve tapulara ilgili banka tarafından bu yerler üzerinden ipotek konulduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun aldatma unsurunun oluşmadığı dikkate alınarak atılı suçtan sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

.