YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6701
KARAR NO : 2014/21954
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’un sahibi olduğu … Tekstil ile katılanların sahibi olduğu … şirketi arasında suç tarihinden önce başlayan ticari ilişkinin mevcut olduğu, sanığın ticari ilişki kapsamında aldığı dosyaya konu 16/06/2009 keşide tarihli, 10/07/2009 ödeme tarihli, 12000TL bedelli bononun ödenmemesi üzerine sanık tarafından katılanların aleyhine Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce alınan ihtiyati haciz kararı doğrultusunda suça konu senedin Konya 2.İcra Müdürlüğü nezdinde icraya konularak takibe başlanıldığı, senet üzerinde yapılan kriminal incelemede senetteki imzaların katılanların eli ürünü olmadığı gerekçesi ile takibin durdurulduğu, sanığın bonoyu sahte olarak tanzim edip icra dairesi kanalı ile icraya koyarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanık ve katılanlar arasında sürekli ve yoğun bir ticari ilişkinin olduğu, aralarında çek alışverişlerinin de bulunduğu, çekleri imzalamaya yetkili …’ın yerine kardeşi olan …’ın sanığa çok sayıda imza atmak suretiyle çekler verdiği, bunun da ticari ilişkide kullanıldığı, bazı çeklerin ödenmemesi nedeni ile sanığın senet düzenlenmesini talep ettiği ve bunun üstüne iş bu senedin verildiği, bilirkişi raporlarıyla da bu hususun doğrulandığı olayda, rızaya dayalı yapılan işlemlerin ihtilaf konusu olması halinin hukuki ilişkiden kaynaklandığı gerekçesi ile beraat kararı veren mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.