YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6813
KARAR NO : 2015/62
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…Bankası Şubesinde çalışan torununu ziyaret ettikten sonra bankadan ayrılan katılanın yanına gelen sanığın, kendisini Vergi Dairesi Müdürü olarak tanıtıp, katılanın oğlunu da tanıdığını belirterek bir gün önce katılanın oğlunun bir kişinin vergi borcunu ödediğini; ancak fazla ödemede bulunduğunu, arta kalan 250 TL parayı oğluna ulaştırması gerektiğine dair yalan söyledikten sonra bu duruma inanan katılanın cebinden çıkardığı 500 TL parayı elinden alarak hızla olay yerinden uzaklaştığı, benzer eylemlerinden dolayı … İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak fotoğrafları polnet ortamında yayınlanan ve katılan tarafından kesin olarak teşhis edilen sanığın, bu şekilde hileli hareketler sergileyerek katılanın 500 TL parasını almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği,
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; adı belirtilen bankaya ait güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi neticesinde; söz konusu kamera görüntülerdeki kişinin… İlinde benzer eylemlerinden dolayı yakalan sanık olduğu ve fiziksel özellikleri
bakımından benzediği belirlenerek kimliği tespit edilen sanığın, olay tarihinde katılanın yanına gelerek iddianamede anlatılan eylemleri gerçekleştiren kişi olduğunun tespit edildiği, sanığın polnet ortamında yayınlanan fotoğrafları soruşturma evresinde katılan tarafından kesin olarak teşhis edildiği, olay günü katılanın bankadan çıktığı sırada yanına gelerek katılandan para almak suretiyle haksız menfaat temin eden kişinin görüntüsünü içeren kayıtların dosyada mevcut olduğunun anlaşılması karşısında; maddi gereçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması bakımından, dosyada mevcut olan kamera görüntülerinin getirtilip bilirkişi tarafından incelenmesi suretiyle görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığının net bir şekilde tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.