Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6834 E. 2015/475 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6834
KARAR NO : 2015/475
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’nun Bozüyük ilçesinde diş hekimi olarak özel işyerinin bulunduğu ve diğer sanık…yu uzun süredir tanıdığı, sanık …’in, diğer sanık…’nin temsil ve görev tazminatı alabilmesi için fiili çalışmasını 5400 güne tamamlamak amacıyla 12.01.2009 tarihinde sigortalı işe giriş bildirgesi verilerek 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarında Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalı olarak bildirdiği, sanık …’nin de fiilen şüpheli …in işyerinde çalışmadığı halde gerçeğe

aykırı olarak giriş bildirgesi verdiği böylece sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanık …’nin aşamalarda, diğer sanığın işyerinde sabahları soba yakmak ve temizlik işlerini yapmak suretiyle çalıştığını, diğer sanık ..’in de sanık …’nin kendisine ait işyerinde fiilen çalıştığını savunması ve yine yargılama sırasında dinlenilen tarafsız tanıkların da sanıkların savunmalarını doğrulaması karşısında, sanık …’nin 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarında sanık …’ya ait Bilecik ili Bozüyük ilçesinde diş polikliniğinde fiilen çalışmadığı halde sanık…nun bu işyerinde çalışmış gibi sigortalı gösterilmesi iddiasının sabit olmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığından bahisle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 15.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.