Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6974 E. 2013/7138 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6974
KARAR NO : 2013/7138
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Hakkı olmayan yere tecavüz, kamu malına zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in yokluğunda verilen 20.10.2009 tarihli mahkumiyet hükmünün bildirdiği adreste yeğeni … imzasına tebliğ edildiği 20.11.2009 tarihinde Türkmenistan’da olduğu 24.12.2009 tarihinde Iğdır Kara Hudut Kapısından Türkiyeye giriş yaptığı ve temyiz tarihinin 29.12.2009 olduğu gözetildiğinde temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda;
İslahiye … Köyünde şüpheli …’in 176 numaralı mera parselinden … m2, 233 numaralı hazine arazisi parselinden 816 m2 ve kapanmış yoldan 304 m2’lik alanı sürmek ve duvar örmek suretiyle tecavüzde bulunduğu, şüpheli …’in 233 numaralı Hazine

arazisi parselinden 80 m2, kapanmış yoldan 83 m2’lik ve 176 numaralı mera parselinden 50 m2’lik alanı ahır ve ev yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu ve şüpheli …’in 174 numaralı mera parseli içerisine taş dökmek suretiyle tecavüzde bulunduğu ve aynı mera parseli içinden geçen köy içme suyu ana borusundan hortum bağlamak suretiyle su aldığı, iddiasıyla açılan davada;
1-Sanık … ve sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Keşif tutanağı, bilirkişi raporu içeriği ve mahalli bilirkişi beyanları karşısında sanıkların yüklenen suçu işlediklerine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … hakkında İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/402- 516 sayılı kararı nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
a- Sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı halde, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
b- Sanık … hakkında İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2007/3 esas 2008/261 karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve açıklanmış, bir hüküm olmaması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sözkonusu karara dayanılarak sanık hakkında mükerrilere özgü infaz rejiminin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasının tekerrür uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasına “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmek ve sanık … hakkındaki hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin pargrafın tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanık … hakkında hırsızlık, kamu malına zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda sanık …’in kullandığı su borusunun ve bağladığı su tesisatının zeminde tespit edilemediğinin belirtilmiş olması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından konunun uzmanı kişilerce yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sanığın su borusunun ve bağladığı su tesisatının hangi kuruma ait olduğu, bağlantı şeklinin su tesisatına zarar verip vermediği, diğer kullanıcıların su alma durumlarını kısıtlayıp, kısıtlamadığı suyun köy sayaç sistemine girmeden alınıp alınmadığı,abonelik tesis edilerek kurulmuş yasal bir sayaçtan geçip geçmediği tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.