YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/699
KARAR NO : 2013/7502
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama, Hakaret
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … hakkında kasten yaralama ve hakaret, sanık … hakkında hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet, sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak,
resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklar …,…,… ‘ın Edremit Belediyesine bağlı şirketlerde görev yaptıkları, görev yerleri konusunda değişiklik yapılması üzerine Edremit … binasına gelerek başkan odasının bulunduğu kata çıktıkları, sanıklarla belediye görevlileri arasında tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanıkların metal dedektör (x-ray cihazı), 5 adet muhtelif oda ve kapı camı, bir adet ayna, belediyeye ait … plakalı aracın sağ ön kapı camını kırarak zarar verdikleri, olay sırasında sanık …’nın müşteki …’a eliyle vurarak basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanıklar …,… ‘ın belediye başkanı …’ın gıyabında sinkaflı küfürde bulunmak sureti ile hakarette bulundukları anlaşılmakla sanık …’in hakaret, kasten yaralama, sanık …’ın hakaret suçlarını işlediklerine, sanıklar … ve …’ın aşamalardaki savunmalarında atılı suçları işlemediklerini savunmaları, tanıkların beyanlarında sanıkları olay yerinde görmediklerini beyan etmeleri karşısında, sanıkların atılı suçları işlemediklerine, dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2–Sanıklar …, …, …, …, hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıkların Edremit Belediyesi’ne ait araç ve X-ray cihazına zarar verdiklerinin iddia edildiği somut olayda; X-ray cihazının zararının belirlenmediği, araçla ilgili toplam zararın belirlendiği, bunun da sadece sanık … müdafii tarafından 200 TL olarak ödendiği anlaşılmakla, öncelikle gerçek zarar miktarının tam olarak belirlenerek, tazminin kısmi olması halinde katılan idarenin bu ödemeye rızası olup olmadığı konusunun araştırılması, rıza olmaması halinde TCK 168.maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığının gözetilmemesi, rızanın bulunması ya da ödemenin tüm zararı karşılaması halinde iştirak halinde işlenen mala zarar verme suçunun diğer sanıklarına TCK 168.maddesinin uygulanmama sebebinin denetime izin verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.