Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7016 E. 2015/1078 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7016
KARAR NO : 2015/1078
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, daha önceden birlikte askerlik yaptığı ve katılan …’nin kardeşi olan ..’yi telefonla arayarak … köyünde bulunan bir adamın 2583 adet altın bulduğunu, ancak adamın saf ve deli olduğunu belirtip söz konusu altınları birlikte satın alma teklifinde bulunduğu, ..’ın da cep telefonunu kardeşi olan katılana vererek sanık … ile tanıştırdığı, sanık …ın da yanında bulunan sanık …t’ı teyzesinin oğlu … olarak tanıtıp katılan ile konuşmasını sağladığı, sanık …t’ın telefonda katılana “abi benim tanıdığım bir köylü 800.000 TL değerinde altın buldu, ancak adam salak, bu altınları elinden kapalım, siz 200.000 TL para getirin bu altınları beraber alalım ortak olalım“ dediği, katılanın da bu teklifi kabul ederek kardeşi olan .. ile birlikte … iline geldikleri, burada sanıklar … ile …t’ın katılanı karşılayarak … olarak tanıttıkları sanık …’in yanına götürdükleri, sanık … ile katılanın pazarlık yaparak suça konu altınların 190.000 TL bedelle satılması hususunda anlaştıkları, katılanın da bu paranın 70.000 TL’sini peşin olarak sanık …’e verip kontrol etmek amacıyla iki adet altını numune olarak sanıktan aldığı, daha sonra katılanın kardeşi olan ..’ın numune olarak sanık … tarafından verilen altınları Ağrı İlinde bulunan kuyumculara

göstererek gerçek olduğunu öğrenmesi üzerine tekrar katılan olan kardeşi vasıtasıyla iki adet altını sanık …’e geri verdiği, akabinde katılanın pazarlık yaparak satın aldığı altınların bedeli olan paranın geri kalan kısmını tanık olan akrabası… …’dan istediği, tanık…’in de ikamet ettiği …’den … İline gelerek katılan ile birlikte sanık …tla buluştuğu, burada sanık …t’ın altınları getireceğini söyleyerek paranın geri kalan kısmını istediği, ancak tanık…’in altınları görmeden paranın geri kalanını vermeyeceğini söylemesi üzerine sanık …’ın lavaboya gideceğini söyleyerek katılan ile tanık …’in yanından kaçtığı, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, teşhis işlemi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafileri ile sanık … ve sanık …’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafileri ile sanık … ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, ”83 gün” ve “1660 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.