Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7057 E. 2015/659 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7057
KARAR NO : 2015/659
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … adlı işyerinde müdür olarak çalışan katılan …den 1.088 kg bakır talaşını 10.336 TL’ye almak için anlaştığı, sanığın, satın aldığı malzemeleri alacak kişinin hazır olduğunu, satıp parasını nakit olarak aynı gün ödeyeceğini söylediği, katılanın teklifi üzerine düzenleme ve ödeme günü aynı olan 10.336 TL bedelli senet düzenledikleri, sanığın senedi borçlu olarak imzaladığı, aralarındaki anlaşmaya göre sanık malzemelerin bedelini nakit olarak ödediğinde senedini geri alacağı, sanık ile katılanın, malzemeleri bir araca yükleyerek sanığın işyerine gittikleri, burada bir süre malları alacak kişiyi bekledikleri, bir ara katılanın sanığın
yanından ayrıldığı, geri döndüğünde sanığı ve bakır talaşıyla yüklü kamyonu bulamadığı, bu arada sanığın malzemeleri satarak borcu olan başka bir yere ödemede bulunduğu, katılanı parasını ödeyeceğini söyleyerek oyaladığı, bu şekilde haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, hurdacılık yaptığını, katılandan bakır malzemeleri aldığını, karşılığında senet verdiğini, borcunu ödeyemediğini, sattığı hurdalardan elde ettiği paralarla başka bir borcunu kapattığını, katılana ödeyecek parasının kalmadığını, borcunu kabul ettiğini beyan etmesi, katılanın da sanıkla benzer şekilde ifadede bulunarak düzenleme ve ödeme günü aynı olan bir senedi düzenlemeyi kendisinin teklif ettiğini, uzun süre parayı alamayınca işyerinde zor duruma düştüğü için şikayette bulunduğunu beyan etmesi, katılanın hurdaların parasını alamamasına rağmen elindeki senetle ilgili olarak her hangi bir işlem yapmaması, sanığın, dolandırıcılık suçunun unsuru olan hileli hareketinin bulunmaması karşısında, alacak verecek meselesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetindeki eylem nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.