YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7133
KARAR NO : 2015/693
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin, ucuz şeker almak için irtibata geçtiği ve kendisini liman müdürü… olarak tanıtan sanıklardan …’a yaklaşık 650.000,00-TL tutarında şeker alabileceğini, bunun 125.000,00 TL’sini hemen verebileceğini söylediğinden yapmış oldukları pazarlık sonucunda anlaştıklarından suç tarihinde şikayetçinin … bankasına giderek sanıklarla irtibata geçtiği, sanıklar … ve ..in bankaya giderek şikayetçi ile görüştüklerinin görülmesi üzerine hazır bekleyen polis ekiplerince yakalandıkları, daha sonra irtibata geçilen sanık…’in de yakalandığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2-Gün adli para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün (x20=1200,00 TL)”, “30 gün (x20=600,00 TL), 25 gün (x20=500,00 TL) terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5’er gün”, “2’şer gün”, “1’er gün” adli para cezası ibarelerinin yazılması ile bu bentlerden sonra gelecek şekilde “TCK’nın 52. maddesi uyarınca sanıklara verilen 1’er gün adli para cezasının mahkemenin takdirine bağlı kalınarak günlüğü 20,00’şer TL’den çevrilmek üzere sonuç olarak 20,00’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” şeklindeki ifadenin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.