YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7152
KARAR NO : 2015/430
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
… apartmanı yöneticisi olan sanığın, görev yaptığı dönemde kat maliklerinden topladığı aidatlardan 10.860,51 TL’yi mal edinmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosyada bulunan 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda, defter ve kayıtlarda yapılan inceleme sonunda 268,32 TL’nin sanığın uhdesinde göründüğünün belirtilmesi, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine dair savunması ile kömür alımı nedeniyle ilgili şirkete ödeme yaptığına dair 2.365 TL bedelli tahsilat makbuzu sunması karşısında, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair savunmasının aksine, müsnet suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden
uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi
2-Kabule göre de;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
3-Sanık hakkında hükmolunan cezanın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olmasına rağmen TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi suretiyle TCK’nın 53/4. maddesine muhalefet edilmesi,
4-5237 sayılı TCK’ nın 51/7. maddesinde hapis cezasına mahkum olan ve bu cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, aynen infaz kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.