YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7398
KARAR NO : 2015/765
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğu, bir arkadaşı aracılığı ile tanıştığı suça sürüklenen çocuk …’ın valilikte tanıdığı, olduğunu ehliyetini geri alabileceğini söyleyerek 35 TL para ve kimlik fotokopisini mağdurdan aldığı, iki gün sonra suça sürüklenen çocuğun yeniden mağdur ile görüşüp ehliyetini geri almak için 130 TL daha para isteyip aldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Suça sürüklenen çocuğun, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın TCK’nın
43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, 5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması da mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamış olup, temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunurken, “Suça sürüklenen çocuğun, sosyal ve ekonomik durumu, meydana gelen zararın değeri dikkate alınarak” şeklindeki farklı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi karşısında, tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.