Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7431 E. 2015/776 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7431
KARAR NO : 2015/776
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın 03/02/1999 ile 19/10/2007 tarihleri arasında 1399 sokak No:… adresinde bulunan … apartmanın yöneticiliğini yaptığı, yöneticilik yaptığı dönemde apartman kapıcısı olan tanık …’nın SSK primlerinin apartman sakinlerinden toplanan aidatlar ile ödemesi gerektiği halde prim ödemelerini gerçekleştirmiş gibi gösterip yatırmayıp 17.000TL tutarlı SGK prim bedelini uhdesini geçirdiği iddia olunan somut olayda; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, … apartmanına ait SSK primlerinin 2003 ve 2004 yılları ödemelerinin zamanında yapılabilmesi için gelir gider defterlerine göre yapılan kasa tespitlerinde¸ kasa bakiyesinin yetersiz olduğu, bundan dolayı 2003-2004 yılı ödenmeyen SSK primlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği, ancak 2005 yılının 1 ile 10. ayları arasında bu sürede, 2006 yılının 5,7,9 ve 10. aylarında ve 2007 yılının 2 ve 8. ayları arasındaki SSK primlerinin ödemelerinin yapılabilmesi için kasa bakiyelerinin yeterli olduğu halde prim ödemelerinin yapılmadığı, sanığın 19/10/2007 tarihi itibariyle kasa bakiyesinin 7.451.96 TL olduğundan uhdesinde kaldığı, yine….İcra Dairesinin 2006/6778 esas sayılı takip dosyasından tahsil edilen 896,80TL. uhdesinde kaldığı toplam 8.708.73TL yi uhdesini geçirdiğinin tespit olduğu bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın farklı zamanlarda aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı aylarda ödenen aidatları uhdesine geçirmiş olması nedeni ile zincirleme suç hükümlerini uygulanması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8. Maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “120gün”, “60gün”, “50gün” ve “1000TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1gün” ve “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/01/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.