YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7490
KARAR NO : 2015/1275
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın… San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ticaret sicilinde kaydının olmadığı halde …sahte ismini kullanarak iş yeri açtığı … ve …’ın bu iş yerinde satış temsilcisi olarak çalıştıkları, 14/09/2009 tarihinde …’un www.bayramotelleri.org adresli internet sitesinde bulunan telefonu aradığında… San ve Tic Ltd Şirketi yetkilisi olduğunu söyleyen …’yla görüşerek 19/09/2009 ile 22/09/2009 tarihleri arasında üç kişilik… Otelinde rezervasyon yaptırdığı, …’un konaklama bedelini … şubesindeki … adına olan hesaba havale ettiği, …’ın rezervasyon teyidi yazısını şikayetçiye gönderdiği, 19/09/2009 tarihinde şikayetçi …’teki otele gittiğinde adına bir rezervasyonun yapılmadığını öğrendiği, işlemi yapan Egem firmasıyla da temasa
geçmek istediğinde telefonla ulaşamadığı, diğer şikayetçi …’ın satış temsilcisi olan …’la görüştüğü, …’da .. Resort otelinde 19/09/2009 ile 26/09/2009 tarihleri arasında konaklamak için anlaştığı ve 1.190 TL konaklama ücretini …’nun hesabına havale ettiği, 19/09/2009 günü şikayetçi.. ilçesine gittiğinde söz konusu otelde rezervasyonunun yapılmadığını öğrendiği, .. firmasını aradığında ise ulaşamadığı, şikayetçi …’ın Milliyet Gazetesine verilen tatil ilanını görerek,…l için anlaşma yaptığı ve … adına olan hesaba 720 TL parayı havale ettiği, bu parayı …’ın çekerek …’ya verdiği, …’ün de işyeri sahibi …’e verdiği, şikayetçi otele gittiğinde..’in bu otel ile bir anlaşmasının olmaması nedeni ile otele alınmadığı,
Sanık …’in kaydı bulunmayan bir şirket ismini kullanmış olması, bankalar nezdinde kendi adına değil çalışanı olan …’nu adına hesap açtırması ve müşterileri bu hesaplara sevk etmiş olması, gerçek ismini gizlemesi kendini “…” olarak tanıtması, şirket adresi olarak verdiği adresin gerçeği yansıtmaması, paralarını almasına rağmen rezervasyonları yaptırmamış olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın şikayetçiler … ile …’a yönelik olmak üzere dolandırıcılık suçunu işlediği, her ne kadar sanığın bilişim sistemini aracı kılarak ve serbest meslek sahipleri tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediği ileri sürülmüşse de genel nitelikli bir sitede veya bir gazetede sadece bir ilan verdiği dikkate alındığında eylemin bilişim araçlarının araç olarak kullanılması olarak sayılamayacağı, iletişim araçlarının kullanılmasının söz konusu olduğu, sanığın gerçekte kayıtlı bir işletmesinin bulunmaması nedeni ile “Serbest meslek erbabı” sayılamayacağı değerlendirildiğinde basit dolandırıcılık suçu kapsamında TCK’nın 157/1 maddesince cezalandırılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanığın şikayetçiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanığın şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “15 gün”, “12 gün” ve “240,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.