Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7551 E. 2015/1521 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7551
KARAR NO : 2015/1521
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına İşlenmesi madde kapsamında değildir.
Sosyal güvencesi bulunmayan sanık …’ın, dişinin ağrıması nedeniyle kızı olan diğer sanık Hasret’in sağlı karnesi ile … Devlet Hastanesi Diş Polikliniğine tedavisini yaptırmak amacı ile müracaat ettiği ve orada … adına kayıt yaptırdığı, muayene sırası geldiğinde …’ın ismi okunduğunda sanık …’in muayene için gittiği ve muayeneyi yapan diş hekimi tanık …’ın gelen kişinin 50-55 yaşlarında olması ve kayıt sahibinin de 22 yaşlarında olması gerekmesi nedeniyle gelen kişinin sanık … olmadığını ilk bakışta anladığı ve tutanak tuttuğu, böylece atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık …’ın, herhangi bir sahtecilik yapılmaksızın sosyal güvencesi olan kızı diğer sanık …t’in kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle hastanede tedavi olmak istediği ancak durumun ilk bakışta kolaylıkla anlaşıldığı ve tutanak tanzim edildiği, muayeneye gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevinin yetkililerinin görevi olduğu, nüfus cüzdanında fotoğraf bulunmakta olup herhangi bir tahrifatta yapılmamış olması karşısında basit bir incelemeyle durumun tespit edilebileceği bu nedenle sanıkların yetkilileri aldatabilecek, hile oluşturabilecek nitelikte bir davranışları bulunmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçlardan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.