Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7556 E. 2015/1529 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7556
KARAR NO : 2015/1529
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına İşlenmesi madde kapsamında değildir.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir.
Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kutlanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan… kızı …’nun, temyiz dışı sanık … kızı …’nun gelini olduğu, uzun süredir … ülkesinde yaşadığı, Türkiye’den emekli olmak istediği bu nedenle emeklilik işlemlerini takip etmesi için tanık …’na vekaletname verdiği, emeklilik işlemlerinin bitmesi üzerine … Şubesine emekli ikramiyesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderildiği, .. dağıtıcısı tanık ..n’un, … acentesinde tahsilat işlemleri yapan sanık …’nun yanına giderek, katılanın kimliğini açıklayıp, tanıyıp tanımadığını sorduğunu, sanık Hakan’ın ise sanık …’nın evine tanık Metin Uzun’la birlikte gittiği, sanık… ile katılanın aynı ismi taşımalarından ve isim benzerliğinden dolayı tebligatın sanık …’ya teslim edildiği, isim dışında ki kimlik bilgileri uygun olmayan sanık…’nın, katılana ait olan emekli maaşını çekmeye karar vererek, sanık .. ile, kimlik bilgilerini taşıyan sahte ikametgah ilmuhaberi almak için muhtar …’ın yanına gittikleri, katılan adına düzenlenmiş sahte ikametgah ilmuhaberini imzalayarak muhtara tasdik ettirdikleri, sanık … tarafından ikametgah ilmuhaberine katılan yerine sanık..’nın resminin yapıştırıldığı daha sonra sanıkların sahte ikametgah ilmühaberini göstermek suretiyle .. şubesine müracaat ederek, katılan adına yatırılan 12.263,38 TL yi çektikleri ardından … Bankası Şubesine giderek bu paranın 10.000 TL’sini sanık … adına açılan vadeli hesaba yatırdıkları, katılanın şikayette bulunduğunu öğrenen sanık …’nın suça konu olan bu parayı hemen yatırmış olduğu … Bankası Şubesinden çekerek tanık …’ye ait hesaba yatırdığı, daha sonra … Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile el konularak, katılana iade edildiği böylece sanığın atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
PTT şubesinin ödeme aracı olarak kullanıldığı, sanığın muhtarlık tarafından alınan ikametgah belgesini kullanarak suça konu parayı diğer sanık ile birlikte aldığı anlaşılmakla eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı kanunun 158/1-e-son maddesi gereğince cezalandırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer suçtan alde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK’nın 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında, sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.