YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7569
KARAR NO : 2015/1585
KARAR TARİHİ : 29.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sözleşmeli personel kadrosuyla, …İlçesi Toplum Sağlığı Merkezi’nde tıbbi sekreter olarak çalışan şikayetçinin atamasının …Hastanesi’ne yapılması üzerine, atamasını durdurmak amacıyla işyeri arkadaşlarından birisinin … Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda çalışan…isimli birisinin kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, bunun üzerine arkadaşından aldığı telefon numarasını arayarak görüştüğü sanığın, vereceği hesap numarasına harcırah olarak aldığı parayı yatırması halinde atamasını durduracağını söylediği, şikayetçinin toplam 450,00 TL parayı sanığın bildirdiği hesap numarasına havale yaptığı somut olayda; sanığın aynı gün parayı bankadan çektiğine dair dekont üzerindeki kimlik bilgilerinin kendisine ait fakat imzanın kendisine ait olmadığını savunmasına karşın yaptırılan bilirkişi incelemesinde dekont üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 200 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “200 gün” ve “4.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.