Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/767 E. 2014/14797 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/767
KARAR NO : 2014/14797
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/20451
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2010
NUMARASI : 2007/574 (E) ve 2010/661 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, T.C Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile yaptığı sözleşme uyarınca 116454 nolu spor toto bayiiliği yaptığı, bayilik sözleşmesi gereğince her hafta topladığı hasılattan bayi komisyonu kestikten sonra kalan miktarı Spor Toto Teşkilatı Müdürlüğü hesabına aktarması gerekirken 28/03/2006 ve 29/03/2006 tarihlerinde elde ettiği 2.821,90 TL tutarındaki hasılatı 04/04/2006 tarihinde hesaplara aktarmayarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; T.C Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın 14/06/2007 tarihli yazı cevabına göre, sanık N.. Ö.. ile T.C Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Başkanlığı arasında 30 Eylül 2011 tarihine kadar geçerli bayilik sözleşmesi yapıldığının, bayilik sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca bayiye vergiler dışındaki satışı üzerinden % 9 satış komisyonu ve ödediği ikramiyeler üzerinden % 2 oranında ikramiye primi verileceğinin, bunun dışındaki hasılatın muhasebe haftasının tamamlanmasını takip eden ilk iş gününde (04/04/2006) bayii tarafından teşkilat hesabına yatırılacağının, sanığın 28/03/2006 tarihinde başlayan 03/04/2006 tarihinde sona eren muhasebe haftasında 28-29/03/2006 tarihlerinde elde ettiği hasılattan kendi komisyonunu ve primini düştükten sonra kalan 3.344 TL’yi sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca muhasebe haftasının bitimini takip eden ilk iş günü olan 04/04/2006 tarihinde teşkilat hesaplarına yatırması gerekirken, sadece 522,50 TL’yi yatırdığının, kalan 2.821,90 TL’yi yatırmadığının, sanığın bayiliğinin 29/03/2006 tarihinde iptal edildiğinin ve aynı gün 16:05 itibariyle oyun terminalinin kapatıldığının, teşkilat hesaplarına aktarılmayan suça konu hasılatın 28/03/2006 ve 29/03/2006 tarihlerine ilişkin olduğunun bildirilmesi, yine T.C Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın 21/04/2009 tarihli yazı cevabından, sanığın teşkilat nezdinde bulunan 500 ABD doları tutarındaki teminatı 670,45 TL olarak 14/04/2006 tarihinde ve önceki haftalarda fazla yatırmış olduğu 427,00 TL tutarındaki meblağın 18/04/2006 tarihinde borcuna mahsup edildiğinin, sanığın teşkilat nezdinde 2.000 ABD doları teminatının mevcut olmayıp, söz konusu teminatın Teşkilat Başkanlığı’nın başbayisi olan İ.. A.Ş’ye makine (terminal) teminatı olarak verilen teminat olduğunun, İ.. A.Ş’ye ait olan oyun terminali sanık tarafından iade edilmediğinden söz konusu teminatın sanığın borcuna mahsup edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu ve sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılan ile sanık arasındaki anlaşmazlığın hukuki mahiyette bulunduğundan bahisle beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.