YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7688
KARAR NO : 2013/12037
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Cumhuriyet İlköğretim Okulu 8. Sınıf öğrencisi olan suça sürüklenen çocuğun, Gazi İlköğretim Okulu yemekhane bölümü kapısının üst camını kırarak içeri girdiği ve okulda anasınıfının duvarında asılı olan 2 adet def ile 1 adet bilgisayar klavyesini almak suretiyle kamu malına zarar verme ve kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda ;
1-Sinop Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 17.05.2010 tarihli fariki mümeyyizlik raporunda; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk …’in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olduğu fakat davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin belirtildiği, mahkemece yargılamaları biten 2010/64, 2010/65, 2010/66, 2010/67 esas. sayılı dava dosyalarında suça sürüklenen çocuk hakkında alınan Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 12/01/2010 tarihli “suça sürüklenen çocuğun işlemiş olduğu işyerinden hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını anlayabileceği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği ve belirtilen tanılar nedeniyle davranış kontrolünün azalmış olabileceğinin” bildirildiği sağlık kurulu raporu ile yine aynı mahkemede yargılaması devam eden 2010/260 esas sayılı dava dosyasındaki Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 06/05/2010 tarihli” suça sürüklenen çocuğun şlediği öne sürülen nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği, ergenlik yaş grubunda dürtü denetiminin zaman zaman ortadan kalkabileceği” hususunda görüş bildiren ancak dosya içerisinde aslı ya da onaylı suretleri bulunmayan sağlık kurulu raporlarına dayanılarak, suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğuna ilişkin çelişki giderilmeden ,kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususlarında, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında, Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanınca düzenlenen ve sanığın işlediği öne sürülen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabileceği, ancak davranışları yönlendirme yeteneğinin kısmen bozuk olduğu belirtilen raporda, suç tarihinde işlediği kamu malına zarar verme, kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususu belirtilmediğinden, 23.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4.maddesinde aranan hususlara uygun olarak düzenlenmemiş rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sinop Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 17.05.2010 tarihli fariki mümeyyizlik raporunda; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk …’in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olduğu fakat davranışlarını yönlendirme yeteneğinin kısmen bozuk olduğunun belirtilmesi karşısında;
TCK.nın 31.maddesinin 2.fıkrasının ilk cümlesinde; fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgür güvenlik tedbirlerine hükmolunmasının gerektiği suça sürüklenen çocuk hakkında CMK. nın 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.