Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7695 E. 2013/11879 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7695
KARAR NO : 2013/11879
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sanığın resmi nikahlı eşi olan mağdur … ‘in, evin anahtarı eşinde olduğu için dışarıda kalması ve eşine ulaşamaması nedeniyle sanığın arkadaşının sevgilisi olan şikayetçi …’yu aradığı, …’ın da sanığın barda olduğunu ve içki içtiğini, isterse kendi evine gidebileceğini söylemesi üzerine mağdur …’nin şikayetçi …’ın evine gittiği, …’nun … bitiminde evine gitmesinden sonra, sanığın da arkasından …’ın evine gittiği, kapıyı açan eşi …’ye …’ın evine gitmesi nedeniyle tokat attıktan sonra …’a da vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ayrıca şikayetçiye sinkaflı küfürlerle hakaret ederek, evindeki tabakları ve pencere camını kırdığı şeklindeki olayda; sanığın eylemlerinin eşe karşı kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; mağdur …’nin, evin anahtarını bulamadığı için eşi olan sanığın arkadaşının sevgilisi olan şikayetçi …’ın evine gitmesinde, mağdurun haksız bir fiilinden söz edilemeyeceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 26.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.