YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7726
KARAR NO : 2013/12055
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
1-… tarafından Samandağ ilçesi sahil kesiminde bulunan İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı, K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Askerlik Şubesi Başkanlığı, M.K.Ü. Meslek Yüksek Okulu, … Acun Anadolu Lisesi ve bazı kurum lojmanlarının su ihtiyacının karşılanması için şehir içme suyu şebekesinden ayrı bir şebekenin yaklaşık 8 yıl kadar önce tahsis edildiği, ancak son 3 yıldır özellikle yaz aylarında şebekeden gelen suyun kesildiği, … mevkiinden gelen su şebekesinin geçtiği arazinin tarımsal amaçlı olarak kullanılması nedeniyle söz konusu arazi üzerinde müşteki kurum … görevlileri ve İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan kontroller neticesinde sanığın … istikametine giden sahil yolu üzerindeki bahçesi içinde bulunan şebekeden su temin etmek için su tesisatına delik açıp musluk takmak suretiyle su kullandığının tespit edildiği, sanığın eyleminin hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda; adı geçen kurum tarafından sulamaya veya içme suyunun sağlanmasına yarayan tesis yapılıp yapılamayacağına ilişkin maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, söz
konusu kurumlar tarafından kullanıldığı belirtilen su tesisinin şehir içi şebeke suyu ile bağlantısı olup olmadığı hususu ile bu suyun kaynağının araştırılması, adı geçen kurumlar tarafından içme sularının sağlanmasına yarayan tesis yapma hususunda tahsis kararı bulunup bulunmadığı, var ise ilgili kurumun tespit edilerek söz konusu su tesisinin hangi kurumlar tarafından yaptırılıp faaliyete geçtiği, tüketimin nasıl tespit edilip bedel tahsili yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın 20.08.2009 tarihli sorgu ifadesi ve 19.08.2009 tarihli tutanak içeriklerine göre, sanığın tarlasının içerisinden geçen su şebekesinden yaklaşık dört ay önce boruya delik açarak, malzemelerini koyduğu yerin su ihtiyacını karşılamak için çeşme yaptığının anlaşılması karşısında, bu delillere neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.