Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7783 E. 2015/1658 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7783
KARAR NO : 2015/1658
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mağdura ait şirketin … plaka sayılı aracında şoförlük yapan temyiz dışı sanık … ile sanığın, aracın yakıt tankındaki yaklaşık yirmi litre benzini çekip kendileri için kullandıkları, suçlarını da ikrar ettikleri, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna iştirak ettiğinin iddia edildiği olayda, sanık ve mağdur beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır, sanığın bir hizmet ilişkisi kapsamında kendisine tevdii edilen eşya hakkında suçu işlediği dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini
2-Sanık hakkında belirlenen hapis cezasına çevrilmesi sırasında uygulanacak kanun maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesinin; temel gün para cezasının da adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
3-5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesine göre; “kararda, para cezasının yirmi dört eşit taksitle ödenmesine” karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
4-5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği dikkate alınarak ve sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesi kapsamında verilen 6.000 TL ve 300 TL’nin toplanmasına karar verilerek sonuç olarak 6.300 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “18 gün”, “15 gün” ve “300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, hükmün ilgili kısmına “TCK’nın 50/1-a ve TCK’nın 52/2” ibaresinin yazılması, hükmün ilgili kısmına “para cezasının birer ay arayla yirmi dört eşit taksitle ödenmesine” ifadesinin yazılması ve “cezaların toplanarak sanığın 6.300 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, “adli para cezaların ayrı ayrı infaz edilmesine” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.