Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8097 E. 2015/21051 K. 19.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8097
KARAR NO : 2015/21051
KARAR TARİHİ : 19.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Devlet Hastanesi’ni telefonla arayıp öncelikle Başhemşire-tanık … ile diyalog kuran hastane ve personeli hakkında detaylı bilgiler vermekle belli bir güven oluşturan ve kendisini Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanı … olarak tanıtan ve ona “…sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ile ilgili yeni (gizli) bir çalışma başlatıldığını…kadroya geçebilecek şartları haiz, akademik kariyeri olan personel bulunup bulunmadığını…” soran ve istenilen nitelikleri taşıyan personelin kendisiyle temas kurmasını isteyen sanığın, şikayetçi (hemşire) … tarafından aranıldığında (Alım … adına abonelik kaydı olan…45 39 no’lu telefonun) “…Antalya’da teftişteyim…işlemler gizli yürütülüyor, kadroya geçme aşamasında yolluk ücreti olarak 480 TL yatırılması lazım…” gibi sözlerle ikna edip, Antalya-… şubesine (… ismine) havale edilmesini sağlayarak gönderilen parayı çekmesi eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas olan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2-…. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (bi hakkın tahliye tarihi 25.04.2006 olan) 14.06.2004 tarih ve 2004/432 E; 467 K sayılı kararı yerine kesinleşme tarihi (suç tarihinden sonra olan) 02.06.2009 olan …Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/242 E; 2009/9 K no’lu ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “30”; ikinci paragrafındaki “25” ve 3 no’lu bendindeki “500” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4” ve “80” rakamları yazılmak ve 6 no’lu paragrafındaki “…Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/242 E – 2009/9 K sayılı ilamı ile … cezanın kesinleşme tarihi 02.06.2009 itibarı ile…” ibaresinin çıkartılıp, yerine “Bihakkın tahliye tarihi 25.04.2006 olan…. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.06.2004 tarih ve 2004/432 E; 467 K sayılı ilamı…” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.