YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8147
KARAR NO : 2013/11625
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılana ait bahçedeki 5 adet portakal, 1 adet nar ve 1 adet söğüt ağacını keserek zarar verdiği, böylece dikili ağaca zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişisi raporuna göre, söz konusu ağaçların tapu kaydı sanığa ait olan 8440 ada ve 4 nolu parsel sınırları içerisinde kaldığının belirtildiği, zirai bilirkişi raporunda, bahçedeki ağaçların tamamının bakımsız olduğu, bu ağaçlarda gelişigüzel budama yapıldığı, çok önceleri kesilen bir adet söğüt ağacının bulunduğunun tespit edildiği, sanık ifadesinde, ağaçların kendi tapulu taşınmazında olduğunu, ağaçları diken katılan olmasına rağmen, taşınmazı kendisinin satın aldığını, katılanın diktikten sonra ağaçları bakımsız bıraktığını, nar ve söğüt ağacını kendisinin diktiğini, kuruyan 1 adet söğüt ve 2 adet portakal ağacını da kendisinin kestiğini ve katılanın bu taşınmazda işgalci olduğunu belirttiği, katılan ise, bu ağaçları babasının diktiğini, kesilen ağaçların sanığın satın aldığı yer sınırları içerisinde kaldığını ifade ettiği, dosya içerisindeki tapu kaydına göre, ağaçların sanığa ait tapu kaydı sınırlarında kaldığının anlaşılmasına rağmen, sanığın, müştekiye ait olan bahçedeki ağaçları kestiği belirtilerek mahkumiyet kararı verildiği, bu kapsamda; dosyadaki tapu kaydına göre, bu yerin sanığa ait olduğunun belirlenmesi nedeniyle, sanığın ağaçları keserek kendi mülkiyeti üzerinde tasarruf yaptığı, Medeni Kanun’un 718.maddesine göre; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar.
Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer, hükmüne yer verildiği, bu hükme göre, sanık tarafından söz konusu taşınmazın tapudan satış yoluyla satın alınmış olması karşısında ve satın alınırken de, üzerinde bulunan ağaçlarla ilgili taraflarca başka bir tasarruf da öngörülmediğine göre, suça konu ağaçların da sanığa ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar iddianamede ağaçların kesildiği belirtilmiş ise de, sanık tarafından ağaçlarda budama yapıldığı, söğüt ağacının ve iki adet portakalın da uzun yıllar önce kuruyan ağaçlar olduğunun belirlendiği, bu nedenlerle sanığın, suç işleme kastıyla hareket etmeden, tapu kaydı kendisine ait olan arazi üzerindeki ağaçları budamış ve kuruyan ağaçları kesmiş olması, ayrıca ağaçların kime ait olduğu hususundaki ihtilafın da, taraflar arasında hukuki mahiyette bir ihtilaf olması karşısında, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; 5237 Sayılı TCK’nın 53/4.maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1.maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.