Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8189 E. 2013/12074 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8189
KARAR NO : 2013/12074
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakaret, Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz dilekçeleri kapsamına göre sanıkların kendileri hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha
kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan sanık …’nin başkaca yerlerde katılan …’in başka erkeklerle düşüp kalkıyor şeklinde dedikodusunu yapması üzerine, katılan sanıklar …, … ve hükmü temyiz etmeyen sanık …’un birlikte katılan …’ye sinkaflı kelimeler ile küfür ettikleri, katılan sanık …’yi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, katılan sanık …’ın katılan …’a ait araç camını kırdığı, katılan sanık …’nin katılan …’e hakarette bulunduğu, onun saçını çektiği, katılan sanık …’a vurmaya teşebbüs ettiği, diğer katılan sanık … ile birlikte katılan sanık …’ı basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıkların hangi taraftan kaynaklandığı belli olmayacak şekilde haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında yaralama ve mala zarar verme suçlarını işlediği anlaşılmakla, haklarında TCK’nun 29. maddesinde öngörülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılan sanıklara yüklenen kasten yaralama ve hakaret suçlarından … herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız olan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken “zararın giderilmediği” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 151/1 maddesi gereğince hükmedilen 4 ay hapis cezasından aynı yasanın 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu ” 3 ay 10 gün gün hapis” yerine yazılı şekilde “3 ay 15 gün hapis” olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.