Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8205 E. 2013/12069 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8205
KARAR NO : 2013/12069
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılana ait işyerinde aşçı olarak çalıştığı, sebebi tam olarak tespit edilemeyen bir nedenle tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında sanığın kendisine ait aşçı belgesini alabilmek için katılana ait çerçeveyi kırdığı iddiasıyla açılan kamu davasında,
Sanık hakkında katılana ait çerçeveyi kırmak suretiyle mala zarar vermek suçundan dava açıldığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 225/1 maddesindeki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmüne aykırı olarak dava konusu yapılmayan katılana ait tabak ve bardakların kırılması eylemi nedeniyle de hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Hükmün gerekçesinde “sanık tarafından kırıldığı hususunda şüphe bulunmayan çerçeve yanında, tabak ve bardakları da kırdığı” belirtilmiş ise de; iddianame anlatımından sanık hakkında “çerçeveyi kırdığından” bahisle kamu davası açılmış olması nazara alındığında hükmün konusunun “kırılan çerçeve olduğu”, bu kapsamda sanığın aşamalarda kırdığı çerçevenin kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şeklide ortaya çıkarılması bakımından suça konu çerçevenin kime ait olduğu tanıklardan sorulup tespit edildikten sonra, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek buna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.