Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8499 E. 2015/21156 K. 23.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8499
KARAR NO : 2015/21156
KARAR TARİHİ : 23.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde KPSS sınavına girmiş atamama bekleyen katılan …’i telefonla arayarak görüşmesinde kendisini Sağlık Bakanlığı Komisyon Başkanlığında memur olarak tanıtarak birkaç evrak ile kendi kullandığı hesap numarasına 370. TL para yatırması halinde tayin işlemlerinin yapılacağını söylediği, … kabul edince sanığın başka atamama bekleyen var mı dediğinde …’in kardeşi … ve arkadaşı …’in de aynı durumda olduğunu söylemesiyle sanık onlarda para yatırsın atama yapılacak dediğinde. … tarafından kendi adına 370. TL, kardeşi …’ü adına 320 TL ve … ‘in de kendi adına 370. TL paranın yatırıldığının iddia edildiği olayda,müşteki …’in katılan …’ten sanığa ait telefon numarasını alarak farklı bir zamanda, ayrıca kendisinin de sanıkla görüşerek atamasının yapılacağına ikna olduktan sonra parayı sanık hesabına yatırdığının anlaşılmasına göre …’e yönelik eylem içinde tek suç olarak kabul ayrı suç oluşturduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş aşağıda yazılı tekit dışında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın katılan … ve kardeşi olan müşteki …’den ayrı ayrı para alma eylemlerinin teselsül eden tek suç oluşturduğu halde kurulan hükümde, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.