Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8637 E. 2015/21750 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8637
KARAR NO : 2015/21750
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… ilçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine pamuk üreticilerinin, 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine Yönelik …. uydu görüntülerinin incelendiği, üreticilerin beyanlarındaki bilgileri içeren Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, üreticilerin beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçüm yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile ..Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanakların müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanıkların toplam 1.499.822,00 M2 alana kütlü pamuk ektiklerini ve elde ettikleri kütlü pamukları 29 adet müstahsil makbuzu karşılığı sattıklarını bildirip müstahsil makbuzlarını …. Müdürlüğüne ibraz edip ürettiklerini iddia ettikleri toplam 671.600,000 kg kütlü pamuk için 233.626,90 TL pirim tahakkuk edildiği, sanıkların 2006 yılında pamuk ekmiş olduğu arazi incelendiğinde … .. Müdürlüğü temsilcilerine …köyünde yaptırılan tespitte arazinin 312.510,55 M2 sinin boş olduğu, 2006 yılında pamuk ekilmediği, 1.174.490,33 M2 alana pamuk ekildiği, sanıkların ekim yaptıkları alandan ortalama verim hesabı ile 528.520,640 kg pamuk üretebilecekleri halde 671.600,000 kg pamuk ürettiklerini ve sattıklarını beyan etmeleri karşısında 49.701,72 TL üretimlerini fazla göstermek suretiyle pirim tahakkuku yaptırarak kamu kurumunu dolandırdıkları iddia edilen olayda, mahkeme tarafından yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanıkların toplam 1.499.822 m2 pamuk ekim sahası beyanında bulundukları, fiilen ekim yaptıkları alanın ise 1.556.930,95 m2 olduğu, sanıkların beyanı ile ekim yapılan tarım arazisi arasında 57.108,95 m2 eksik beyanın mevcut olup sanıkların pamuk üretim sahasından daha düşük miktarda beyanda bulunmaları nedeniyle sanıkların mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.