Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/884 E. 2014/1160 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/884
KARAR NO : 2014/1160
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/14708
MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2010
NUMARASI : 2009/44 (E) ve 2010/127 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için,sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. Olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Mağdur M.. A..’e ait olan … plakalı araç ile ilgili olarak ….Sigorta ve Trafik Aracılık Hizmetleri Acentesi yetkilileri olan sanıklar tarafından düzenlenen, 30.03.2007 tarihli ve 0..1 numaralı trafik sigorta poliçesinin, söz konusu aracın, trafik kazasına karışması nedeniyle hasarın karşılanmasının istenmesi üzerine yapılan incelemesinde; katılan A.. S.. şirketine ait olmadığının ve sahte olarak oluşturulduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanıkların, katılan A.. S.. şirketi adına sahte olarak düzenledikleri trafik sigortası poliçesini mağdur M.. A..’e vererek haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılan şirketin iddialarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanık M.. U..’un aşamalarda verdiği ifadelerinde; yıllardır sigorta işi ile uğraştığını, …Oyak’ın acentesi olan … Sigorta şirketinden komisyon karşılığında Axa Oyak şirketi adına sigorta poliçesi düzenlediğini, katılana ait olan trafik sigortası poliçesinin sehven düzenlendiğini, o tarihlerde büroda stajyerlerin çalışmakta olduğunu ve işi öğretmek amacıyla boş sigorta poliçelerini stajyerlere düzenlettirdiklerini, bu şekilde yanlışlıkla düzenlenen söz konusu trafik sigortası poliçesinin mağdur M.. A..’ün dosyasına karışmış olduğunu, yargılama konusu olan ve sehven düzenlenerek mağdura verilen trafik sigortası poliçesinin örneklerinin de sahibi olduğu şirketinde bulunduğunu, M. A..’ün söz konusu aracı ile ilgili … Sigorta şirketi tarafından düzenlenen bir trafik sigortasının bulunduğunu savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve sanıkların suç kasıtlarının belirlenebilmesi bakımından, sanık M.. U..’un, şirketlerinde bulunduğunu belirterek stajyerlere öğrenmeleri amacıyla doldurduklarını öne sürdüğü boş poliçe örneklerinin temin edilip, yargılama konusu olan ve sahte olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen sigorta poliçesi ile karşılaştırmasının yapılarak uyumlu olup olmadıklarının belirlenmesi, mağdur M. A..e ait olan… plakalı araç ile ilgili olarak sanığın savunmasında iddia ettiği gibi … sigorta şirketi tarafından düzenlenen trafik sigortasının bulunup bulunmadığının tespitinden sonra toplanan delilere göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.