YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8841
KARAR NO : 2014/15723
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/196905
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/06/2010
NUMARASI : 2008/366 (E) ve 2010/563 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık Hasan’ın elemanı olan ve dosya kapsamına göre kendisine borçlu olan bu sebeple icra işlemine başlayacağı tehdidinde bulunduğu sanık Metin’i azmettirerek G.Antep ilinde oturan şikayetçi Ş.. Y.. adına kayıtlı olup daha önce elden şikayetçi A.. S.. tarafından satın alınan aracı almak için pazarlık yaptığı, kendisini C..G.. olarak tanıttığı sanık Metin’in söz konusu aracı elden 10350,00 TL ye satın alma konusunda Ali ile anlaştığı şikayetçi Ali’ye bir miktar para ve iki adet sahte senet verdiği, ondan aldığı aracı başka birine resmi yoldan satabilmek için sanık Hasan tarafından temin edilen üzerinde kendi resmi bulunan ancak kimlik bilgileri Ş.. Y..’a ait sahte kimlik ile Kırıkhan noterliğinde 18/06/2007 tarih 5249 yevmiye numaralı vekaleti sahte olarak çıkarttığı, yine sanık Hasan tarafından temin edilen üzerinde Metin’in fotoğrafı yapıştırılmış Z.. Y..’e ait kimliği kullanarak Z.. Y..’i vekil tayin ettiği, bu şekilde temin ettiği sahte vekalet ile aracı Ş.. Y.. vekili Z.. Y.. olarak Kahramanmaraş 3. Noterliği’nin 19/06/2007 tarih 1… yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile şikayetçi E.. A..’ya 7400,00 TL ye sattığı bu şekilde şikayetçi Ertuğrul’u da kandırdığı iddia ve kabul edilen olayda, suçun Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanı kullanılarak işlenmiş olması karşısında, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanıkların mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık H.. Y.. müdafii ve sanık M.. G..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29/09/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.