YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8953
KARAR NO : 2015/21806
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar … ve …’nın yeni çıkacak olan ve emeklilik koşulları yönünde aleyhte düzenlemeler getiren yasadan etkilenmemesini sağlamak amacıyla arkadaşları olan sanık …’dan bu yönde talepte bulunarak azmettirmeleri sonucunda sanık …’in gerçekte yanında çalışmadıkları halde arkadaşı …’in 11 yaşındaki kızı……’i yanında 30/04/2008 tarihinde işe başlamış 1 gün yanında çalışmış gibi, yine arkadaşı olan sanık …’nın 15 yaşındaki oğlu …’yı 22/04/2008 tarihinde işe başlayıp 2 gün yanında çalışmış gibi, suça sürüklenen çocuk …’ı ise 1 gün yanında çalışmış gösterir şekilde içeriği itibariyle sahte SSK işe giriş bildirgesi düzenleyip belgeyi kuruma vermesi suretiyle sanıklar …, …, …’in nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, ve suça sürüklenen çocuk …’ın nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; hakkında sahte olarak işe giriş çıkış bildirimi yapılmak suretiyle sigortalılık kaydı oluşturulan … ve …’nın sadece 1-2 gün sigortalı gösterildiklerinin tespit edildiği, oysa mevzuat gereği adı geçenin 90 gün çalışması olmadığından kurum sağlık yardımlarından faydalanmasına yasal imkan bulunmadığı, bu nedenle mevcut bildirim itibariyle kurum zararının olmadığı ve oluşmasının da mümkün olmadığı, kişinin sahte olarak oluşturulan sigortalılık başlangıç kaydının kurum tarafından tespit edilerek iptal edildiği, kaldı ki eylemin ileriye dönük erken emekliliğin sağlanması amacıyla yapılsa dahi …ndan emekliliğin ileride yıl, yaş, hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısına göre oluşabilecek, birden ziyade koşulun bir arada gerçekleşmesi gereken bir durum olduğu, bu yönden sanıkların eyleminin olsa olsa hazırlık aşamasında kaldığı, bu aşamada herhangi bir haksız menfaat edinilmesinin ya da edinilmeye çalışılmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle sanıklar …, …, … …’a yüklenen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuk … yönünden ise de; sanık …’in soruşturma sırasında alınan ikrara yönelik savunmasında dahi bu sanığın iş yerinde gerçekten fiilen çalıştığını savunduğu, sanık … tarafından suçlamanın kabul edilmeyip aynı savunmada bulunulduğu, sanığın yaşı ve çalıştığı bildirilen gün iş yerinde olmayıp, okulda bulunduğunun kesin biçimde tespit edilememiş olması dikkate alındığında işe giriş bildirgesinin gerçek çalışmaya ilişkin olduğu yolundaki savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk ….’a yüklenen her iki suçun sabit olmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.