Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9013 E. 2015/21722 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9013
KARAR NO : 2015/21722
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ile daha önceden bir süre …Barajı inşaatında çalışmış olan temyiz kapsamında olmayan sanık …’nın, bu yakınlığı kullanarak suç tarihi olan 24/02/2010 günü sanık … ile birlikte katılanların ikamet ettikleri yere … plaka sayılı araç ile geldikleri, burada katılanlarla buluştukları, her iki katılana …’da iş olduğunu, çalışmak için kendilerini buraya götürebileceklerini söyleyip ikna ederek, bu iş karşılığında katılan …’tan 740 TL, katılan …’ten de 600 TL nakit para, pasaport aldıkları, inandırıcı olması için de cep telefonu numaralarını bıraktıkları, ayrıca katılanlardan nüfus kayıt örneği, sabıka kaydı, ikametgah ve fotoğraf gibi belgeleri hazırlamalarını istedikleri, olay yerinden ayrıldıktan sonra da telefonlarını kapatıp ortadan kayboldukları olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesi yerine sehven 50/1-a maddesinin yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.