YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9159
KARAR NO : 2013/16765
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda;
Suça sürüklenen çocuğun Kızıltepe ilçe tarım müdürlüğünün pencere pervazına çiviyle tutturulmuş korkuluğu yerinden sökerek girip içeride bulunan 169 kğ çayı çaldığı belirtilerek kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin saat 20 sıralarında işlendiği kabul edildiği halde yaz saati uygulamasına göre suç tarihi itibariyle güneşin saat 19,44 battığı ve bu nedenle eylemin gündüz vaktine rastlayan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği gözetilmeden sanık hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen cezanın TCK’nın 143/1 maddesi gereği artırılması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince aynı Kanun’un 53/1. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç itibariyle hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4 maddesine aykırı davranılarak kamu malına zarar vermek suçundan dolayı adli para cezasının ödenmemesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın infaz edileceğinin karar yerinde belirtilmesi
4-5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
5-Suça sürüklenen çocuğun çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.