YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9479
KARAR NO : 2015/22090
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
… Pazarlama Dağıtım Limited Şirketi’nde dağıtım görevlisi olarak çalışan sanık…’in, çalıştığı süre içerisinde bayiilere sattığı sigaraların bedeli olarak tahsil ettiği paralardan 4192 TL’yi uhdesine geçirerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın imzaladığı 23.01.2010 tarihli istifa mektubunda uhdesine geçirdiği 4.192 TL’yi katılan şirkete ödeyeceğine dair taahhütte bulunması, sanığın savunmasında bir aylık maaşının ödenmediğini, bu nedenle şirket muhasebecisinin bilgisi dahilinde 500 TL’yi alıp kullandığını, zimmetinde görünen geri kalan miktarın senetli satışlardan kaynaklandığını, şirketten ayrıldıktan sonra 250 TL ödediğini, kalanı da taksitler halinde ödeyeceğini beyan etmesi karşısında, öncelikle sanıktan istifa mektubu içeriğinin doğru olup olmadığının sorulması değilse istifa mektubunu neden yazdığının açıklattırılması, sanığın satış yapmış olduğu bayiilerdeki yetkililerin tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve senetle mi yoksa nakit para karşılığı mı sigara aldıklarının sorulması, yine sanığın maaşına karşılık 500 TL’yi aldığını beyan etmesi karşısında, sanığın tahsil ettiği paralardan alacağına mahsuben hapis hakkının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, şirket muhasebecisinin de tanık olarak dinlenmesiyle şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunup ibraz edilmesi durumunda bilirkişi raporu da aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.