Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9501 E. 2015/22502 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9501
KARAR NO : 2015/22502
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
… Noterliği’nin 04/05/2009 tarih ve 90…yevmiye no’lu onayı ile taraflar arasında yürürlüğe giren “acentalık sözleşmesi” uyarınca katılan …’nin sigorta acentası olan sanığın, katılan şirketin tek taraflı olarak gönderdiği, … Noterliği’nin 25/02/2010 tarih ve 45… yevmiye no’lu “fesihnamesi” uyarınca (16/02/2010 tarihinden geçerli olmak üzere) acenteliğinin sona erdiği tarih itibariyle; müşterilerden tahsil ettiği sigorta primlerini sözleşme hükümleri çerçevesinde katılan şirket hesabına intikal ettirmemesi, cari hesap özeti doğrultusunda katılan şirkete 30/11/2009-28/02/2010 vade tarihli aylık dört ayrı (toplam miktarı: 188.471 TL) bono vermesi (bunların … İcra Dairesi’nin 2010/1700 E sayılı dosyasında takibe konu edilmesi) eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı gibi TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler nazara alınarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
2-Sanığın, dosya kapsamı itibariyle; farklı tarihlerde, muhtelif müşterilerinden (tanzim olunan sigorta poliçelerine göre) tahsil ettiği/etmesi gerektiği primleri “acentelik sözleşmesi” hükümlerine göre katılan şirkete aktarmaması şeklinde gerçekleşen eyleminde TCK’nın 43. maddesinin aleyhine uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.