Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9511 E. 2015/22452 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9511
KARAR NO : 2015/22452
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ : Fatih Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İstinabe suretiyle 15/04/2010 tarihli duruşmada alınan beyanında “kamu davasına katılmak” istediğini bildiren ve yüklenen suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi …’nin “davaya müdahilliğine” karar verilmemiş ise de; CMK’nın 260 ve 237/2. maddeleri uyarınca “katılan” sıfatı verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… İnşaat…Ltd ticari ünvanlı şirketin yetkilisi olan şikayetçi ..’nin… .. Bölge Bayii olarak satış-servis (… Otomotiv) hizmetleri verdiği dönemde ..sıfır otomobil almak için müracaat eden sanık …ile onunla birlikte hareket eden sanık …’in yapılan pazarlık neticesinde, anılan şirketin anlaşmalı olduğu … Şubesi nezdinde borçlu ve kefil olarak imzaladıkları Otomotiv Ürünleri Kredi Sözleşmesiyle aracı bayiiden teslim almaları (Cuma gün mesai saati bitimine yakın bir zamanda) aşamasında, şikayetçi üzerinde oluşturdukları güven ortamı içinde “…evrakı siz verin, rehin şerhini Trafik kayıtlarına biz işletiriz…” diyerek, otomobili ve ilgili evrakı (fatura gibi) teslim alıp işyerinden ayrılmalarını müteakip; …Bürosunda araç üzerine “rehin şerhi” koydurtmadan sanık … adına … plakaya tescilini sağlamaları (şikayetçi tarafa dosyada fotokopisi bulunan trafik-tescil belgesinde rehin şerhi varmış gibi görünen faksı çekmeleri) bilahare kredi borcunu ödemeyip, bankanın (karşılıklı anlaşmaları çerçevesinde) parayı (25/12/2006 tarihinde temlik vererek) şikayetçi taraftan 19/12/2006 tarihinde tahsil etmesine neden olarak haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanıkların suç kastlarının bulunmadığını, eylemlerinin atılı suçu oluşturmayacağını bu nedenle “beraatlerine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, “beraat” hükümlerinin ONANMASINA 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.