Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9577 E. 2013/12740 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9577
KARAR NO : 2013/12740
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay CGK’nın 25.05.2010 tarih ve 2010/6-90-126 E-K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık, aynı kararın içerisinde birden çok hükmün bulunması halinde, temyiz sınırı her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu durumda sanık hakkında her bir hüküm içerisinde verilen para cezalarının toplam miktarının 2020,00 TL olması nedeniyle karar tarihi itibariyle temyizi mümkün olduğundan, hükmün kesin olduğundan bahisle sanığın temyiz başvurusunun reddine dair görüş belirten tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın, temyiz dışı … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurlardan …’un işlettiği …Gıda isimli işyerine gittikleri, …’ın araç içerisinde beklediği sırada sanığın işyerine girip 100 TL vererek iki paket marlboro sigara ve 86 TL para üstünü alıp araca yöneldiği, bu sırada …’ın, sanığa araç içerisinden parlament sigara istediğini söyleyip 50 TL uzattığı, bunu alan sanık …’ın tekrar işyerine girerek mağdurdan sigaraları değiştirmesini, parasını 50 TL’den almasını, verdiği 100 TL’yi de vermesini istediği, mağdurun bu kez 50 TL’yi alıp, sanığa 100 TL ile birlikte 50 TL para üstünü de verdiği, bu karışıklık sırasında daha önce 86 TL olarak verdiği para üstünü geri almadığı, böylece sanığın kısa süre içerisinde karışıklığa getirip birkaç kez para üstü alıp vermek suretiyle mağduru aldatarak haksız menfaat temin ettiği, sanığın daha sonra diğer mağdurların işlettikleri işyerine ayrı ayrı giderek onları da aynı yöntemle aldattığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.