Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9839 E. 2015/22236 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9839
KARAR NO : 2015/22236
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın yetkilisi olduğu … Ecra Deposu İlaç ve Sağlık Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti’yi temsilen,…Bankası … Bankası’na ait 75.000 TL bedelli ve 31.10.2008 tarihli, … Bankasına ait 125.000 TL bedelli ve aynı tarihli iki adet çeki imzalayarak müşteki şirkete vermesinden sonra, malın kendisine teslim edilmediği ve çeklerin avans olarak verilmiş olduğundan bahisle ödeme tarihinden önce 25.08.2008 tarihinde her iki bankaya da ödemeden men talimatı verdiği, çeklerin karşılığını da ödeme tarihinde adı geçen bankalarda hazır etmediği, bu suretle müştekiyi teselsül eden eylemleri ile dolandırdığının iddia edilmesi ile olayda çek kullanılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.