Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9995 E. 2015/22538 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9995
KARAR NO : 2015/22538
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mülkiyeti katılana ait olan arsa üzerinde, 3 katlı bir binanın yapımı hususunda anlaşan ve 28.08.2009 tarihli taşeron sözleşmesini düzenledikten sonra söz konusu binanın yapı ruhsatına uygun olarak inşasına başlayan sanığın, bir süre sonra anılan sözleşmenin 1.sayfasının alt kısmına, ”perdeler çift ölçülecek, nereye beton atılırsa metrekaresi ölçülecek” şeklindeki ibareyi katılanın bilgisi ve rızası dışında eklemek suretiyle katılandan işçilik ücretini fazla almaya kalkışarak dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, bilirkişi raporuna,
… Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tespit davası dosyası içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu sözleşmenin ilk sayfasının alt kısmındaki ”’perdeler çift ölçülecek, nereye beton atılırsa metrekaresi ölçülecek” şeklindeki ibarenin katılanın bilgisi dışında yazıldığını gösteren herhangi bir delilin bulunmadığı gibi sanığın üzerine atılı olan suçları işlediğine ilişkin katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilemediği gibi uyuşmazlığa konusu eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye itibar edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.