Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10658 E. 2014/12893 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10658
KARAR NO : 2014/12893
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, hakkında İl İdare Kurulunun yeşil kart almasının uygun olacağına dair kararı bulunmadığı halde yeni … oğlu Yiğitcan adına temin ettiği yeşil kartı kullanarak 276,44 TL’yi kuruma fatura ettirmek suretiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; suçta kullanıldığı ve sahte olduğu iddia edilen yeşil kart sağlık karnesinin ele geçmediği, karneyle sağlık yardımından faydalanan kişinin suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olduğu, karne sahibi çocuğun annesi ile babası olan sanığa daha önce yeşil kart verilmiş olduğu, aynı ailede anne ve babanın muhtaçlığı tespit edilerek yeşil kart verildiğine göre 18 yaşından küçük çocuğuna da verilmesi gerektiği, kaldı ki karne sahibi bebeğin ücretsiz sağlık yardımından yararlanma hakkının bulunduğu, adına usulsüz yeşil kart alınıp kullanıldığı iddia edilen sanığın çocuğu adına sonradan yeşilkart verilmesi işleminin de yapılmış olduğu dikkate alındığında herhangi bir zararın söz konusu olmayacağı cihetiyle suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.