YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10698
KARAR NO : 2014/12759
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, usulüne uygun müracaatı olmaksızın ve ilgili kurum tarafından tanzim edilmeyen, yasa dışı yollardan sahte olarak temin edilen yeşil kartı kullanmak amacıyla çıkardığı,
ancak henüz kullanamadan olayın ortaya çıktığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunmalarında, suç tarihinde rahatsızlandığını, sosyal güvencesinin de olmadığını, kendisini tanıyan insanların “yeşil kart çıkarırsan sağlık masrafalarını devlet karşılar” dediklerini, iş yerinde bir vatandaşla tesadüfen tanıştığını, kendisine “Sana yeşil kart hususunda yardımcı olurum.” dediğini, kendisinin de o şahsın Adana’da usule uygun kart çıkartacağını sandığını ve teklifini kabul ettiğini, bir hafta sonra bu şahsın yeşil kart çıkartarak getirdiğini, 250 TL de para istediğini, fakat parayı vermediğini, çünkü karttan şüphelendiğini, bu şahsın kendisine kartı Aydın ilinden çıkarttığını söylediğini, daha önce dediği gibi şüphelenince bu kartı yırtıp attığını, hiç bir şekilde kullanmadığını beyan ettiği, söz konusu kartla herhangi bir tedavi harcaması yapılmadığı ve kurum zararının oluşmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun icrai hareketlerinin başlamadığı, eylemin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre, sahteliği iddia edilen belgenin temin edilememesi ve bu belgenin iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilememesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun da oluşmayacağı anlaşılmakla; sanık hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.