Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10989 E. 2015/23562 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10989
KARAR NO : 2015/23562
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınma/ın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuklar Talip ve … ola günü … Misakı … İlköğretim Okulu bahçesinde basketbol oynadıkları sırada kasten okula ait iki adet güvenlik kamerasına basket topu attıkları, bunun sonucunda güvenlik kameralarından 400TL lik hasar meydana getirdikleri, bu suretle kamu malına zarar verdikleri iddia olunan somut olayda; suça sürüklenen çocukların savunmalarında kendilerinin kameralara zarar vermediklerini beyan etmeleri, dosyadaki okul yetkililerini tanzim ettiği tutanak başlıklı yazıda olayı gerçekleştirenlerin haklarında beraat kararı verilip kesinleşen … ile … olduğunu tespit ettikleri, olay anında orada olduklarını beyan eden yaşı küçük tanıkların ise eylemi suça sürüklenen çocuklar … gerçekleştirdiğini beyan etmeleri karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suça sürüklenen çocukların teşhise elverişli fotoğraflarının temini ile eylemi gerçekleştiren kişilerin tespiti bakımından olayı görüntüleyen güvenlik kamera kayıtlarının çözümünün yapılması, eylemi gerçekleştirenlerin eski öğrencileri olan … ve … olduğu yönündeki tutanak altında imzası bulunan … ile … temin edilerek konu ile ilgili beyanlarının alınmasının ardından suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuk Talip hakkında sosyal inceleme raporu alınmaksızın, gerek duyulmadı ise nedeni gerekçeli kararda açıklanmaksızın eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Nüfus kayıt örneklerine göre;, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/2 maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,
3-Suça sürüklenen çocuklar … ve .. hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun tartışılmaması,
4-5271 sayılı Kanun’un 325. maddesinde, cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilen sanığa yargılama giderlerinin yükletileceği düzenlenmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş olup, Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin kanun gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, hâkim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal kanunlarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda, uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafi için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.