Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/12137 E. 2014/12604 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12137
KARAR NO : 2014/12604
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

Tebliğname No : KYB – 2014/193267

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık C.. K..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ikişer kez 158/1-f, 204/1, 52 ve 62. maddeleri gereğince ikişer defa 2 yıl 6 ay hapis, 100.000.00 Türk lirası adli para ve 2 yıl 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2012 tarihli ve 2009/447 esas, Dairesinin 02/07/2013 tarihli ve 2013/14850 esas, 2013/12324 sayılı kararı ile reddedilerek anılan kararın kesinleşmesini müteakip, sanık vekili tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2009/447 esas, 2012/365 sayılı ek kararına yönelik itirazın keza reddine dair Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2013/1085 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/05/2014 tarih ve 2013/9619/33121 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2014 tarih ve 2014/193267 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren heyetin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir heyetin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, somut olayda ise ilk kararı veren heyette yer alan iki hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiren heyette de yer aldığı hususunun gözetilmemesinde,
2-Suça konu iki çekin Ziraat Bankası Bozyazı Şubesinde diğer sanık S..K..adına kayıtlı hesaba ait olduğu ve S.. K.. adına keşide edildiği, C.. K.. tarafından ise ciro edilerek iki farklı müştekiye alışveriş karşılığı verildiği, ancak çeklerdeki keşideci imzasının S.. K..’ya ait olmadığının anlaşılması üzerine çeklerin ödenmediği ve sanıkların bu şekilde çekleri bilerek başkasına imzalatıp dolandırıcılık niyetiyle müştekilere verdikleri gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da, yargılama aşamasında suça konu çekleri keşide ettiği beyan edilen D.. Ş.. isimli kişiye ulaşılamadığı ve bu içişinin suçtan
kurtulmaya yönelik ileri sürülmüş hayali bir kişi olduğu mahkemece kabul edilerek bu savunmaya itibar edilmediği, ancak suça konu iki çekle birbirini takip eden seri numaralara sahip olan ve yine S.. K..’ya ait çek hesabı üzerinden keşide edilerek piyasaya verilmiş ve Karşılıksız çıkmış diğer sekiz çek için Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/28 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama esnasında bu sekiz çeki S.. K..ın ortaığı olan ve aslında çek imzalama yetkisi bulunmayan D.. Ş..isimli kişinin keşide ettiği kabul edilerek, 02/04/2013 tarihli duruşmada D.. Ş..’in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ancak S..K.. ile birlikte dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verildiği, bu kararın halen temyiz aşamasında olduğu, bu şekilde D. Ş.. isimli kişinin varlığının anlaşılması üzerine, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince önce yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görülerek D.. Ş..n tanık olarak dinlenilmesine karar verildiği, D.. Ş..’in talimatla alınan 20/06/2013 tarihli beyanında, ortağı olan S.. K. adına toplam 10 adet çeki keşide edip hatır çeki olarak C.. K..’a verdiklerini, Celalettin’in de bu çekleri kullandığını, kendisinin S.. K.. adına çek keşide etmeye yetkili olduğunu, Celalettin’in çeklerin geçersiz olduğu yönünde bir bilgiye sahip olmadığını, ancak daha sonra bu çeklerdeki keşideci imzalarının geçersiz ve sahte olduğu yönünde bir bilgiye sahip olmadığını, ancak daha sonra bu çeklerdeki keşideci imzaların geçersiz ve sahte olduğunun iddia edilmesi üzerine 8 tanesi için Tarsus’ta 2 tanesi için de Gaziantep’te yargılama yapıldığını beyan ettiği cihetle, tanı beyanlarının olaya uygun ve sanık Celalettin lehine değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilerek itirazın bu yönden de kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/10/2013 tarih ve 2013/1085 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.