YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12417
KARAR NO : 2015/24442
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : TCK’nın 152/1-c maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, …’ün yanında çoban olarak çalıştığı, olay tarihinde kışla mevkiinde keçileri otlatırken, şikayetçi …’in paydaşı olduğu … ilçesi merkez kışla mevki … parsel sayılı taşınmazın güney tarafına ekilmiş olan meyve fidanlarını sökerek götürdüğü, sanığın evinin yakınındaki bir yerde hazineye ait arsa içinde fidanların bulduğu, 08.04.2012 tarihinde ise şikayetçi kışla mevkiinde bulunan kendisine ait bağına dikmiş olduğu meyve fidanlarının sökülüp kırıldığı yönünde şikayette bulunması üzerine yapılan incelemede olay yeri görgü ve tespit tutanağında belirtildiği üzere toplam 27 adet çeşitli meyve ağacı ile fidanına kökleri topraktan çıkarılmak ve dalları ve gövdeleri kesilmek suretiyle zarar verildiği iddia edilen olayda, mala zarar verme suçuna ilişkin gerekçede, sanığın eyleminin tek olduğu, meyve fidanlarına zarar verdiğine dair mahkumiyetine yeterli delilin bulunmadığı, sanığın hırsızlık
kastıyla hareket ettiği kabul olunduktan sonra, beraat kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.