Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/12542 E. 2014/17210 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12542
KARAR NO : 2014/17210
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Tebliğname No : KYB – 2014/173654

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından şüpheli İ.. Y.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/05/2013 tarihli ve 2013/2973 soruşturma, 2013/3663 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2013 tarihli ve 2013/1254 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/04/2014 gün ve 2014-7437/26153 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/05/2014 gün ve 2014/173654 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelinin güveni kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheli suça konu şikayetin mükerrer olduğu, hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin yetkisi kaldırıldıktan sonra fatura kesmesi, bunu Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu 18/03/2013 tarihli ifadesinde ikrar etmesi, yine bir kısım araçların arızalı olarak uhdesinde bulunduğunu beyan etmesi karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01/11/2013 tarih ve 2013/1254 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK”nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 27/10/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.