YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12802
KARAR NO : 2014/15620
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
07.11.2012 tarihli iddianame ile sanıkların katılan … ve … … yönelik eylemleri nedeni nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, yine sanıklar … … ve …’un katılan …’a karşı ….. Merkez ilçesi … Köyü … yanı mevkiindeki … ada,… parseldeki arsayı, başka bir olayda Küçükçekmece … Bey Mahallesi, … mevkiindeki arsaları satın almak için para almaları nedeni ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar … … ve … hakkında sahte encümen kararını kullanmaları nedeni ile resmi belgede sahtecilik suçundan da kamu davası açılmasına rağmen bu suçlara yönelik herhangi bir karar verilmemiş ise de; dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman hüküm kurulabileceği değerlendirilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır .Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan … ile sanıklardan … ve …’in tanıştıkları, sanıkların kendilerini önce … Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde, daha sonra ise …. Bölge Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde görevli olarak tanıttıkları, katılana ihale yoluyla Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden uygun fiyata arsa satın alabileceklerini söyledikleri, bu kapsamda Eyüp İlçesi … Mahallesi, … Yolu mevkiindeki … ada, … parseldeki 2050 metre kare arsayı 75.000,00 TL’ye satın alabileceklerini söyledikleri, katılanın kabul etmesi üzerine kendisinden ihaleye girmek için 5.000,00 TL para aldıkları, sanığa güven telkin etmek için sanıklardan …’in katılan adına Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne hitaben bir dilekçe yazdığı,iki ay içerisinde katılandan 75.000,00 TL para alan sanıkların katılana kriminal ekspertiz raporuna göre sahte olduğu belirtilen ve sanık … tarafından da bilgisayar ortamında üretildiği kabul edilen tapunun verildiği, sanıkların katılana Kadastro Müdürlüğünden verilen bu tapu ile ilgili olarak Eyüp Tapu Müdürlüğü’nde işlemlerin devam ettiğini, daha sonra tapu senedinin verileceğini söyledikleri, bu bekleme süresi içerisinde sanıkların bu kez de Adapazarı Merkez İlçesi … Köyü … Yanı mevkiindeki … ada, … parseldeki 6971 metre kare araziyi de aynı yöntemle yine 75.000,00 TL karşılığında satın alabileceklerini söyledikleri, katılanın parçalar halinde …’e söz konusu parayı ödediği ve karşılığında kendisine yine sahte olarak düzenlenmiş bir tapu belgesinin verildiği, katılanın … ve .. tapu belgelerinin çıkmasını beklediği sırada bu kez de sanık …’un katılanı telefon ile arayarak Ankara’da Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün elinde … üç adet arazinin bulunduğunu, bunları kaçırmaması gerektiğini, Ankara’da tanıdıklarının bulunduğunu söyleyip temyiz dışı sanık …’na yönlendirdiği, bu şekilde de katılandan 40.000,00 TL, 120.000,00 TL, 60.000,00 TL ve 20.000,00 TL para aldığı, bu paraların bir kısmının elden bir kısmının ise banka havalesi ile gönderildiği, sanığın ilk başta katılandan temyiz dışı sanık …’nın adına parayı göndermesini istediği, bankanın havale miktarının yüklü olması nedenİ ile isme havale yapamayacağını bildirmesi üzerine bu kez sanık tarafından temyiz dışı sanık …’in IBAN numarasının verildiği, temyiz dışı sanık …’in savunmasında bir süre sanık …’un işlettiği … … Gazinosu’nda çalıştığını, kız kardeşinin sanığın oğlu … sevgilisi olduğunu, kardeşinin telefon açarak hesabına 45.000,00 TL para geldiğini, bu parayı alıp … vermesini söylediğini, parayı çekip …’dan olan 3.000,00 TL alacağını kestikten sonra kalanını … isimli şahsa verdiğini söylediği, … … Katılım Bankasının cevabi yazısına göre de katılan tarafından gönderilen paranın temyiz dışı sanık … tarafından çekildiğinin bildirildiği, banka dekontunun birer suretinin dosya içerisine alındığı, aynı dekontun sanık …’un evinde yapılan aramada da ele geçirildiği, sanık …’un ikametinde yapılan arama işlemi sırasında göndericisi katılan …, alıcısı sanık … olan Ankara Kızılay Merkez Şubesi’nden çekilen 2.000,00 TL’ye ait dekont suretinin ele geçirildiği, sanık …’un soruşturma aşamasında suça konu paraları katılan ile ortak iş kuracakları için aldığını söylediği, kovuşturma aşamasında ise katılanın kendisinden satın almak için arsa bulmasını istediğini, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne bu nedenle dilekçe yazdığını, mali bakımdan zor durumda olması nedeni ile 45.000,00 TL parayı katılanın kendisine gönderdiğini, daha sonra bir kısmını ödediğini söylediği, sanık …’un bir süre sonra katılanı arayıp … arsaları için bir müteahhidin müşteri olduğunu, satışı yapabilmek için kat irtifakı, imar durumu ve arazilerin profiline ilişkin belgeleri getirmesini istediği, katılanın belediye çalışanı olarak bildiği temyiz dışı sanık … … ilgili belgeleri istediği, ancak kat irtifakı ile imar durumuna ilişkin belgeleri …. .. getirememesi üzerine bu kez sanığın aynı yerden sattığı dördüncü arazi … ada … parseldeki araziyi satmayı teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine onu Küçükçekmece Belediyesi’nde çalıştığını söylediği … isimli şahsa yönlendirdiği, … ismini kullanan …’un katılana kadastro tapusunu aldığını, gerekli evrakları belediyeye verdiğini, işlemleri hızlandıracağını söyleyip kendisine mesaj gelince yeniden yanına gitmesini, yanına bir memur vereceğini ve tapusunu hemen alacağını söylediği, aradan bir hafta geçmesine rağmen mesajın gelmemesi üzerine katılanın telefon ile aradığı sanığın, belediyeden iki kata izin çıktığını, bunu 5 kata çıkartmak için evrakları belediye encümenine sunduğunu söyleyerek 1.000,00 TL para istediği, bu parayı katılanın sanığa vermesi üzerine, ertesi gün sanığın yanında diğer sanık … ile birlikte 09.02.2012 tarihli 24/41 karar sayılı sahte encümen kararını getirdiği, sanık … … katılana işlem sıra numarası getirdiğini söyleyerek 250,00 TL parasını aldığı, kolluk görevlilerince suça konu kararın ilgili belediye nezdinde araştırılması sonucunda karar altında imzası olan kişilerin encümen üyesi olmadıkları gibi böyle bir kararın da alınmadığını tespit ettikleri, sanıkların katılan …’a karşı da Maliye Hazinesine ait … Cuma Mahallesi, … ada,… parselde kayıtlı 2050 metre karelik arazinin Milli Emlak Genel Müdürlüğünden satın alınabilmesi için sanık … ile kendisini … … olarak tanıtan ve katılandan iki seferde 66.000,00 TL parayı elden alıp kimlik fotokopisini veren sanık …… savunmasında … ismi ile katılan … … kimlik bilgilerini kullanarak bilgisayardan sahte kimlik kartı çıkarttığını kabul ettiği somut olayda;
1- Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne tefhim olunan 29.05.2013 tarihli hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 06.06.2013 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik …, … ilçeleri ve Adapazarındaki arazilerle ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların Sefaköy’deki birden çok arazinin satışına ilişkin olarak verdikleri sahte tapu belgeleri nedeni ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlemeleri nedeni ile TCK’nın 43. maddesi gereğince cezalarından arttırım yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların katılan … … yönelik … İlçesi, Küçükçekmece İlçesi … mevkii ve Adapazarı’ndaki arsalara ilişkin dolandırıcılık suçlarını aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Hükmün iki numaralı bendinde izah edilen olay ile ilgili olarak katılanın 04.10.2012 tarihli kolluk teşhis tutanağı dışında sanık …’den hiç bahsetmemesi karşısında katılana bu husus sorulup, sanığın dolandırıcılık suçuna ne şekilde iştirak ettiği araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hüküm fıkrasının üçüncü bendinde tüm sanıklar hakkında katılan …’a yönelik eylemleri nedeni ile yeniden dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün hangi eylemlerinden kaynaklandığının denetime imkan verecek şekilde izah edilmemesi,
Sanık …’un katılan …’a 5.000,00 TL parayı geri verdiğini iddia etmesi karşısında, katılandan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulup neticesine göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sanık … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin olarak;
Sanığın, katılan …’a güven telkin etmek amacıyla sahte kimlik kullanması şeklinde gerçekleşen eylemde; işlediği suç nedeni ile hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmemesi karşısında suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.