Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/12847 E. 2015/24273 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12847
KARAR NO : 2015/24273
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, basit kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı dikkate alınarak, sanık … hakkında; basit kasten yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçundan verilen hükümler ve sanık … hakkında hakaret ve mala zarar verme yaralama suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında, basit kasten yaralama, sanık … hakkında mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilirken uygulama maddesi olan 5271 sayılı CMK’nın 223/4-c ibaresinin karar yerinde gösterilmemiş ise de, söz konusu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan sanıkların komşu olup aralarında husumet bulunduğu, katılan sanık…’nin, diğer katılan sanığa, “orospu” dediği, katılan sanık …’in de, aynı şekilde karşılık verdiği ve … ait kapıya vurmak suretiyle zarar verdiği, böylece katılan sanıkların hakaret suçunu, katılan sanık …’in de ayrıca mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, hakaret suçunun karşılıklı işlendiğinin sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre ispatlanmış olması karşısında, mahkemenin verdiği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararları ile sanık …’in, mala zarar verme suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık …, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.